denyoluk üzerine bir derleme. Şubat 8, 2007
Posted by zimbabweli in durum., olay., psikolojik..trackback

bana yazı yolu göründü gene, etrafımda tanıdığım denyoların sayılarının tanınmayanlara oranla fazlalaşması ve artık bu durumdan zarar görmem nedeniyle yazıyorum bu yazıyı ki okuyan az adam olacak biliyorum yine de içimdekiler dökesim geldi bir an.
denyoluk mesela şu şekilde örneklendirilebilir, siz sürünüyorsunuzdur, diptesinizdir, intihara ramak kalmıştır ve denyo tabir edilen insan modeli sizin rol yaptığınız düşünüp “ahahaha salağa bah, salak bu salak nasıl da anladım” şeklinde tepkiler verir ve kolunuzdan tuttuğu gibi balkondan atar. yine aynı tip insan modeli hayatında görmediği şeylere öğrenmek için bakmaz, küçümsemek için bakar. kendi durumundan habersiz hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarken, aslında öldüğünü anladığı günü beklemeye koyulur ve vücut dediği o iğrenç kabuğun arkasına gizlenir. çünkü beynini kullanma, duyumsama, anlayış gösterme gibi yetiler onun kortekslerinden bir lazer değmişçesine silinmiş, arkasında hırs, birincillik, toplu sex gibin ihtiyaçlar bırakmıştır. tekrar yine aynı tip insan modeline baktığımızda temelinde kendisindeki eksiklikleri başkalarında görür ve üzerlerine yüklenir. çoğu zaman suç onlarda değildir, onların beynine bir zamkla yapıştırılmış ayrıştırılamaz düşüncelerindedir. duygusuzluk, dünyanın bu pis kokusunu saldığı sürece o tür insanlarla beraber olacaktır ve yarın ne olacağını zaten sallamaz duruma gelmişken durum o kadar vahimleşecektir ki bu insanlar bir kaç dakika sonra ne olacağının farkına bile varmayacaklardır.
bu tür insanlar sizi ezdiği daha doğrusu kendi çaplarında ezmeye çalıştığı vakit sanki o ego onları varetmiş gibi egoları tatmin olacaktır. aslında farkında olmadıkları durum da tam olarak budur. onların -eğer insandan bahsediyorsak- varolmalarının sebebi egoları değil, düşünme yetileridir. çoğu bunun ne demek olduğunu bile bilmez, ortaya sallar durur.
denyoluk başkasının düşüncelerini evirip çevirip kendince bir kalıba girdiğini düşünüp, onun için savaşmaktır. denyoluk ekonomi, siyaset, kız arkadaş, erkek arkadaş, görünüm vesaireyi önemsemektir. denyoluk aynada kendine baktıktan sonra aslında kendinin o aynada kaldığını unutmaktır. denyoluk cesaret istemeyen bir iştir ve bu dünyada doğan, yettiğinden çok daha fazla para kazanmak için çabalayan her birey potansiyel bir denyodur.
denyoluk nerede ne yapacağını bilememek, olmadık yerde olmadık işler yapmak, özgürlüğü orada burada bağırıp çağırmak ya da insanları dövebilmek zannetmektir. denyoluk güncelliği takip etmek, sorunun cevabını başka yerde aramaktır. denyoluk bir kalıba girme çabasıdır ki sanırım en ciddisi bu durumdur.
kendimden örnek vereyim; pentagram konserinde önümde konser boyunca öpüşen çift denyoluğun alasını yaptılar ki onlara buradan selam etmek isterim. buradan da anlayabileceğimiz gibi denyoluk cinsel ihtiyacı satın alınabilen bir mal gibi görmektir.
denyoluk klasik müzik dinleyen, kafasına göre resim çizen, yazılar yazan insanı aşağılamayı gerektirir ki bir denyonun önyargıları bağlamında aile kurumundan ve bağlı olduğu sosyal çevre yüzünden “diğerleri”nden tiksinmeye meyilli koyun psikolojisi vardır. bu daha çok toplumsal bir önyargıdan gelse de “bizden değilse vurun” felsefesini benimsemektir. bu da denyoyu diğerlerine karşı daha bir üstün kılar, sebepsiz yere bir “onurlu insan” kavramını doğurur.
ne yazık ki denyo insan aslında istediği için denyo değildir, denyolar farkında olmadan böyle davranırlar ve onları bir şekilde dürtmek, “hacı bak böyle böyle” diyerekten bazı şeyleri anlatmak gerekir.
Yorumlar»
No comments yet — be the first.